ayak bakımı

2008-05-19 09:22:00

 AYAK BAKIMI

ayaklarınızın güzel gözükmesi içinbazı noktalaradikkat etmelisiniz. Ayak bakımının birinci ve en temel şartı ise pedikür yapmak. Pedikür, hem ölü hücre tabakasının atılımını sağlar hem de daha bakımlı ayaklara kavuşmanızı. Pedikür ile ayaklarda oluşan nasır, çatlak, tırnak batması gibi sorunlardan kısa sürede kurtulabilirsiniz. Pedikürü bir salonda yaptırabileceğiniz gibi kendiniz de yapabilirsiniz. Ama doğru sırayı izlemek şart.
PEDİKÜR

İlk olarak ayaklarınızı sabunlu ılık suda yarım saat kadar bekletin. Nemini aldıktan sonra, ayak törpüsüyle ölü derilerinizi alın. Bu işlemi birkaç kez tekrarlayın. Daha sonra tırnak etlerinizi törpünün ucuyla geriye itin. Bir pens ya da tırnak makası yardımıyla etlerinizi dikkatlice kesedebilirsiniz. Tırnaklarınızı törpüyle şekillendirdikten sonra, parlak ve pembe bir görünüm alması için tırnak yüzeyi için özel olarak geliştirilmiş törpüyle törpüleyin. Daha sonra, ayaklarınızın üst derisinin de pürüzsüz olması amacıyla ayaklar için özel olarak formüle edilmiş peeling kremi sürün. İyice ovaladıktan sonra yıkayın. Tırnak güçlenedirici bir jel ya da cilanın ardından ojenizi sürerek pedikürünüzü tamamlayın.

CANLANDIRICI VE BESLEYİCİ ÖNERİLER

Kuruyan, çatlayan ve şişen ayaklarınız için arada bir özel bakımlar yapmak da yerinde olur. İşte size birkaç öneri: Ayaklarınızın sürekli şişmesinden rahatsız oluyorsanız, bitki banyolarından yararlanabilirsiniz. Bunun için, bir litre suda iki avuç papatya ve bir adet limon kabuğunu kaynatıp soğumaya bırakın. Ayaklarınızı bu suyun içinde yarım saat kadar bekletin. Şişlerin indiğini, ayak derinizin canlandığını göreceksiniz. Kuruyan, pul pul ayrılan tırnaklarınız içinse, gliserinden faydalanabilirsiniz. Birkaç damla saf gliserinle eşit miktardaki limon suyunu karıştırın. Bu karışımı her gün tırnaklarınıza sürün. Canlı, parlak ve sağlıklı tırnaklar için bundan daha iyi bir yol olamaz.

Soğuk parafin: İşte sağlıklı ve pürüzsüz ayaklara kavuşmanın başka bir yolu! Yumuşak ve bakımlı ayaklar için uygulanan özel yöntemin adı, soğuk parafin. Öncelikle ayaklara peeling uygulanarak ölü hücre tabakası atılımı sağlanıyor. Daha sonra parafin sürülerek ayak paketleniyor ve 20 dakika bekletiliyor. Açıldıktan sonra krem sürülüyor. Sonrasında pamuk gibi ayaklara sahip oluyorsunuz.

Çatlak: Daha çok kuru ciltlerin problemi olan çatlaklar, topuk ve ayak tabanında görülür. Ayakları yıkadıktan sonra kurulamamak, yalınayak gezmek, küçük terlik giymek gibi nedenlere bağlı olarak ortaya çıkar.

Her banyodan sonra ponzo taşıyla yumuşak hareketlerle ölü deriyi temizleyin. Çatlak bölgeleri, içeriğinde E vitamini ve jojoba yağı bulunan ayak kremleriyle gün boyu sık sık kremleyin. Çatlaklarınız kaybolana dek, sürekli çorap ve kapalı ayakkabı giyin.

Nasır: Bütün kış ayaklarımız botların, çizmelerin içinde kaldı. Üstelik küçük ve yanlış ayakkabı seçiminden dolayı ayakların bazı yerlerinde sertleşmeler oluşur. Açık ayakkabı ve terlikleri nasırlı ayaklarla giymek de hoş olmaz. Nasır size çok ağrı vermiyorsa pedikür yaptırarak bu sorundan kurtulmanız mümkün. Ancak problem yaratıyorsa siz en iyisi özel nasır bakımları yaptırın. Yazı rahat karşılayın.

Oluşmasını önlemek için: Her banyodan sonra bolca krem sürün. Yumuşak derili ve geniş tabanlı ayakkabılar seçin.

ayak bakımı için özel ürünlerde kullanılabilir   bkz:ayak bakım ürünleri

Diyabetli Hastalarda Ayakların Korunması ve Bakımı
Diyabetin Kontrolü Diyabetli bir hastanın ayaklarının korunmasında öncelikle yüksek kan şekerinin kontrol altında tutulması hayati önem taşır. Sağlıklı bir yaşam için kan şekeri, kan basıncı ve kolesterol düzeylerinin kontrol altında tutulması gereklidir. Bu değerlerin kontrol altında tutulması diyabetin uzun süreli ayak, böbrek, göz ve diğer organlar üzerindeki kötü etkisini azaltacaktır.

Diyabetin neden olduğu ayak sorunlarının giderilmesi amacı ile hastalar sürekli değişik uzmanlık dallarındaki hekimlerle (iç hastalıkları, ortopedi, travmatoloji, kardiyoloji, kalp damar cerrahisi gibi) ilişki içinde olmalıdır. Bu uzmanlarla ilişkileri sayesinde diyabetik hastalar;

Kan şekeri, kan basıncı ve kolesterol düzeylerini ne zaman yapılması gerektiğini,
Kan şekeri kontrolü için kendisi ölçüm cihazları kullanıyorsa bu cihazları nasıl kullanacağını ve hangi sıklıkla ölçüm yapması gerektiğini, ilaçlarını nasıl alması gerektiğini,
Günlük sebze ve meyve içeren az yağlı ve posalı yiyeceklerden oluşan diyetini nasıl uygulaması gerektiğini,
Günlük fiziksel aktivitesini nasıl yapması gerektiğini, Sigarayı neden bırakması gerektiğini,
Ayak bakımını nasıl planlayacağını ve nasıl yapacağını,
Yılda en az bir kez ayak, göz ve böbrek kontrollerinin yapılması gerektiğini,
Yılda en az 2 kez dişlerini kontrol ettirmesi gerektiğini, öğrenmelidirler.

Günlük Ayak Kontrolü
Diyabetli hastalar ayaklarında belirgin problem olmasına rağmen ağrı hissetmeyebilirler. Bu nedenle diyabetli hastalar günlük olarak ciltte kesi, kızarıklık, şişlik ve iltihaplı tırnaklar açısından ayaklarını kontrol etmelidirler. Bu kontroller için tercihen yatmadan önce hasta kendine zaman ayırmalıdır. Eğer hasta başka sorunları nedeni ile ayaklarını görmek için yeterince eğilemiyorsa bir ayna (tercihen plastik) yardımı ile kontrolünü yapmalı veya diğer aile bireylerinden yardım istemelidir.

Ayakların Hergün Yıkanması
Ayakların temiz ve kuru tutulması ayak cildinin sağlığı ve fonksiyonlarının (enfeksiyona karşı, engel teşkil etmesi gibi) yerine getirilmesinde önemli yer tutar. Bu amaçla ayaklar her gün çok sıcak olmayan ılık su ile yıkanmalı ve yıkama sonrasında iyice kurulanmalıdır. Yıkama suyunun çok soğuk veya çok sıcak olmamasına özen gösterilmelidir. Bu amaçla su sıcaklığını değerlendirmek için hasta termometre (derece) veya kendi dirseğini kullanabilir. Yıkama sonrasında özellikle ayak parmak aralarını iyice kurulanmasına dikkat edilmelidir. Kuruladıktan sonra parmak aralarının kuru kalmasını sağlamak için talk pudrası veya mısır nişastası kullanılabilir. Ayak parmaklan dışındaki ayak cildinin yumuşak ve düzgün kalmasını sağlamak için kaliteli cilt losyonları veya yumuşatıcı baz kremler kullanılabilir. Bahsi geç en losyon ve kremler asla parmak aralarına sürülmemelidir.

Nasırların ve Cilt Sertliklerinin Giderilmesi
Eğer diyabetli hasta ayaklarında nasır veya ciltte sertlikler saptamışsa öncelikle hekime başvurmalıdır. Daha öncede belirtildiği gibi hiçbir zaman kendi kendini tedaviye kalkışmamalıdır. Hekimin değerlendirmesi sonucunda eğer hekim uygun görürse nasır ve sertliklerin giderilmesi amacı ile banyo veya duş sonrasında ponza taşı (veya topuk taşı) kullanılabilir. Nasırlar veya sertlikler asla kesilmemelidir. Bu amaçla tıraş bıçağı, nasır bantları veya nasır losyonları kullanılmamalıdır. Bu tür uygulamalar ciltte hasara veya yaralanmalara yol açabilir.

Tırnakların Bakımı Tırnaklar her hafta veya gerektiğinde düzenli olarak kesilmelidir. Uygun olan tırnakların banyodan sonra kesilmesidir. Tırnakların çok kısa (tırnak yatağı kenarına kadar) kesilmemesi bir miktar uzun ve düz bir hat boyunca kesilmesi önemlidir. Tırnaklar kesildikten sonra meydana gelen pürtükleşmeler tırnak törpüsü ile düzeltilmelidir:

Eğer hastanın görme sorunları varsa, tırnaklarına 1 ulaşacak kadar eğilemiyorsa, tırnaklan kalın ve san] renkte ise veya tırnaklar çok eğimli ve cildin içine batıyorsa hasta bir yakını ile birlikte hekime başvurmalı ı ve yakının tırnak bakımı ile ilgili yapması gerekeni ı öğrenmesi ve yakınınca tırnak bakımının yapılması gereklidir.

Ayakkabı ve Çorap Kullanımı
Diyabetli hasta her zaman çorap ve ayakkabı giymelidir. Ev içinde ve dışında asla çıplak ayakla dolaşmamalıdır. Çıplak ayakla dolaşıldığında ayağın yaralanma şansı artacaktır. Çıplak ayakla ayakkabı giyilmesinden kaçınılmalıdır. Çünkü ayakkabı ile cilt arasında meydana gelecek sürtünmeler ciltte su toplamalarına ve tahrişlere yol açacaktır. Diyabetli hastalar her zaman ayağa tam oturan, temiz ve dikişsiz çoraplar giymelidirler. Çorapta delik, katlanma olmaması gereklidir. Özellikler çorabın lastik kısmının ciltte iz bırakmayacak gerginlikte olmasına dikkat edilmelidir. Çorap ve ayakkabı giymeden önce her zaman içlerinin kontrol edilip içlerinde herhangi bir cisim olmadan giyilmesi önemlidir. Kullanılacak ayakkabı giyildikten sonra belirgin boşluk bırakmayan, yumuşak derili, yüksek veya sivri topuklu olmayan, ayak parmaklarının rahat hareket etmesine izin verecek şekilde ön kısmı geniş olan ayakkabılardan seçilmelidir. Özel durumlar dışında yaz veya kış diyabetli hastalar hiçbir zaman terlik kullanmamalıdır.

Ayakların Sıcak veya Soğuktan Korunması
Sıcak zeminlerde ve yaz aylarında kumsalda dahi diyabetli hastalar ayakkabı ile dolaşmalıdırlar. Diyabetli hastaların ayaklarında diğer insanlara göre daha kolay güneş yanıkları meydana gelebilir. Bu nedenle yaz aylarında güneşlenilirken ayaklar mutlaka üzerleri örtülerek direkt güneş ışığından korunmalıdırlar. Kışın ısıtıcılardan ve açık ateşten ayaklar uzak tutulmalıdır. Ayakların sıcak suya sokulması veya sıcak ısıtıcı petlerle ısıtılmaya çalışılması yanlıştır. Eğer ayaklar çok üşüyorsa uyurken de çorap kullanılmalıdır. Kışın ayakların soğuktan korunması için yukarıda anlatılan özellikleri karşılayan bot giyilmesi daha uygundur. Yağmurlu ve karlı havalarda ayaklar hiçbir zaman ıslak kalmamalıdır. Bu soğuğun ayak üzerindeki olumsuz etkilerini artıracaktır.

Ayakların Kan Dolaşımı
Ayakların kan dolaşımının rahatlatılması amacı ile otururken hasta ayaklarını uzatıp yukarı kaldırması yararlıdır. Bu oturma pozisyonu hasta tarafından alışkanlık haline getirmelidir. Günde 2-3 kez 5 dakika boyunca ayak parmaklarının ve ayak bileklerinin
hareket ettirilmesi kan dolaşımının rahatlamasına katkıda bulunur. Uzun süreli bacak bacak üzerine atılarak oturulmalıdır. Sıkı çoraplardan ve özellikle bayanlar için tayt, jartiyer gibi bacakları sıkan giysilerden kaçınılması gerekir. Sigara ayakların kan akımını azalttığı için kesinlikle içilmemelidir.

Egzersiz ve Fiziksel Aktive
Diyabetli hastalar için yürüme, yüzme ve bisiklete binme ayaklar için kolay ve uygun egzersizlerdir. Koşma ve atlama gibi ayakları zorlayan egzersizlerden diyabetli hastalar kaçınılmalıdır. Günlük egzersiz yapılmalı,egzersize hafif tempo ile başlanmalı ve sonunda yine hafif tempo ile bitirilmelidir.Egzersiz sırasında mutlaka uygun spor ayakkabılar giyilmelidir. Yürüyüş için beton ve sert zeminler yerine toprak ve çim gibi yumuşak zeminler tercih edilmelidir.

Uygun Ayakkabı Seçimi
Günlük kullanım için spor ayakkabılar en uygun olanıdır.Bu ayakkabılar ayakları desteklemeleri ve ayakkabı içinde ayakların yeterli havalanmasını sağlayabilmeleri nedeni ile önerilmektedir. Asla vinil veya plastik ayakkabılar seçilmemelidir. Çünkü bu tür ayakkabılar esnemez, genişlemez ve ayağın yeterince havalanmasına izin vermezler. Yeni ayakkabı alınırken akşam saatleri tercih edilmelidir. Akşama doğru ayaklarda bir miktar şişlik meydana geleceğinden uygun numara seçimi için akşam saatlerinde denenerek ayakkabının satın alınmasını uygun numara seçimi için önemlidir. Çünkü yeni alınan ayakkabı ilk alındığında dahi ayağa uyumu beklenmeden rahat olmalı ve içinde ayak parmakları rahatlıkla hareket edebilmelidir. Daha önce bahsedildiği üzere yüksek ve sivri topuklu ayakkabılar parmaklarda aşırı yüklenmeye neden olacağı için tercih edilmemelidir.
 
 

1151
0
0
Yorum Yaz